Kalp krizi, ritim bozuklukları gibi birçok kalp hastalığın tansını sağlayan ilk yöntemdir.
İncele
Kalbin duvarlarını, kapaklarını, kalbe giren ve çıkan büyük damarları (aort gibi) ve kalbin zarını incelemek ve hastalıklarını teşhis etmek için kullanılan renkli Doppler ultrason yöntemidir.
İncele
Koroner arter hastalığı, kalp krizi riskinin belirlenmesinde ve tanısında yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir.
İncele
Taşınabilir cihazla 24-48 saat kalp atışlarını kayıt yaparak ritim bozukluklarının tanısını sağlayan bir yöntemdir.
İncele
Taşınabilir cihazla 24 saat belirli aralarla otomatik tansiyon ölçümü yaparak hipertansiyon tedavisinde ve tedavinin başarısını izlemede kullanılan bir yöntemdir.
İncele
Her türlü laboratuvar testi kaliteli, güvenilir ve hızlı bir şekilde sunulmaktadır.
İncele
Prof. Dr. Mehmet Aksoy 1983 yılında Gaziantep Lisesi’nden mezun olmuştur. Üniversite öğrenimini Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) tamamladıktan sonra 1990 yılında tıp doktoru ünvanını almıştır.
1 yıl mecburi hizmetten sonra İstanbul Şişli Etfal Hastanesi Dahiliye Kliniği ve sonrasında İstanbul Siyami Ersek Kalp Hastanesi Kardiyoloji Bölümünde ihtisasını yapmış ve 1996 yılında kardiyoloji uzmanı olmuştur.
Anjiyo kalp damar (koroner) hastalığının kesin tanısını sağlayan ve nasıl bir tedavi gerektiğini gösteren en önemli teşhis aracıdır. Kateter adı verilen ince plastik tüplerle kasık veya el bileğinden damar içine girilir, anjiyo cihazının verdiği görüntü altında kalbe kadar ilerletilir, koroner damar ağzına kateter yerleştirilir ve içerisinden opak madde verilerek değişik açılardan koroner damarların görüntüsü alınır. Görüntüler CD’ye kayıt edilir.
Bu şekilde tamamlanan anjiyo ile koroner damarda bir darlık var mı? Varsa darlığın derecesi, sayısı ve yaygınlığı tespit edilmiş olur. Daha sonra hekim hastaya anjiyo sonucuyla alakalı bilgi verir:
1-Damarda bir darlık yoksa koroner damar hastalığı yok denir. Damar normal olduğu için bir tedavi verilmez. Kişinin kalp-damar hastalığı olmadığının kesin teşhisi yapmış olur.
2-Damarda darlık varsa hastanın koroner damar hastalığı olduğunun kesin teşhisi konmuş olur. Tedavi için aşağıdaki önerilerden birisi yapılır.
Anjiyo damar açar mı?
Halk arasında yanlış bir kanı vardır. Bazen söylenir, “anjiyo oldum, damarım açılmadı, ameliyat dendi veya stent takılacak dendi” denir. Bunlar yanlış bilinen söylemlerdir. Çünkü anjiyo sadece bir kesin tanı aracıdır. Damar açmaz. Koroner damarında hastanın şikayetlerine veya daha önce yapılan bazı testlere göre koroner damarında darlık şüphelenilen hastalara kesin teşhis için yapılır.
Anjiyonun damar açacağına ilişkin yanlış kanı bazen anjiyo ile aynı seansta balon-stent yapılmasından kaynaklanır. Bazen anjiyo sonrası damarda darlık görülürse, balon-stent ile açmaya uygunsa hekim hastaya bilgi verip onayını aldıktan sonra damara stent yerleştirip damarı açar. Bu aynı seansta yapıldığı için yanlışlıkla anjiyo ile damar açıldı denir..
Anjiyonun riski var mıdır?
Nadir de olsa anjiyonun riski vardır. Ancak kalp krizi, felç, ölüm ciddi komplikasyon riski çok düşüktür, binde birin altındadır. Zaten anjiyo herkese hemen önerilmez. Hekim muayenesi ve bazı testler (EKG, eko, efor testi…) sonucunda koroner damar hastalığı varlığı şüphesi olursa kesin tanı için anjiyo önerilir. Bu durumda hastada gerçekten koroner damar hastalığı varsa kalp krizi ve ölüm riski çok daha yüksek olduğu için anjiyonun çok nadir görülen riski ihmal edilir ve anjiyo yapılır.
Sanal anjiyo nedir?
Sanal anjiyo, normal anjiyoda olduğu gibi kateterle yapılmayan, koldan kontrast madde verilerek bilgisayarlı tomografi cihazında görüntü kaydı alınmasıyla yapılan bir incelemedir. Normal anjiyo kadar olmasa da kalp damarlarının görüntüsünü verir.
Genelde koroner damarda bir darlık yoksa doğru gösterir. Ancak varsa yanılma payı vardır ve kesin teşhis için normal anjiyo gerekir. Bugün daha çok şüpheli göğüs ağrısı ile gelen bazı hastalarda, bypass kontrolü gibi durumlarda önerilmektedir.
Çok nadir de olsa sanal anjiyonun da riski vardır. Hastaya kontrast madde verildiği için böbreklere etki edebilir, böbrek yetmezliği olanlarda pek yapılmaz. Yine az da olsa işlem sırasında radyasyon alınır.
Sanal anjiyo da ancak hekim muayenesinden sonra hekim uygun görürse yapılabilir. Hastaların doğrudan kendilerinin yaptırması uygun değildir.